Dip Not.
İnsan sevdiği kadar sevilirmiş
derler. Kim uydurmuş bu yalanı bilmiyorum, açıkcası bilmekte istemiyorum, insan
bildiklerine kral bilmediklerine köle olurmuş. Ben kral olmaktan geçtim artık o
sarayda hiç bir ünvana sahip olmak istemiyorum o sarayda varolmayı istemiyorum.Öylesine bıktım ki masallardan hikayelerden pinokyolardan.Pinokyo demişken onun bile sevilebilir
bir tarafı vardı uzayan burnunun altında yatan müzipliğin tatlılığı vardı.
Günümüzün pinokyalarına
bakarsak uzayan burnu değilde, tırnaklarıyla ruhlara sapladıkları acılardan başka bir şeyleri olmadığını görebilirsiniz bu sebeple artık ne masal duymak isteriz
nede hikayelere kulak vermek. Şöyle bir iki ruhla temasa geçsin ruhunuz bir o
bedenden dökülen kelimeleri işitsin kulaklarınız o zaman anlarsınız dünyanızda
dönen dümenleri. Genelleme yaparak konuşuyorum ama konu bana geldiğinde
bireysel olarak söyleyebileceğim en doğru cümleler şunlar olur : Anne ve
Babanız hariç kimseye, hiç kimseye güvenmeyin hatta onların sevgilerinin içtenliğini hissedemiyorsanız onlara da güvenmeyin hissetmek çok önemli
mantığınızla hissedin kalp devreye girdiğinde o hislerin pek elle tutulur yanı olmuyor. Kalp, işi her durumda bozuyor ayrıca gözü de kör ediyor olaylara bambaşka çerçeveden bakmanıza sebep oluyor, ardında hançer saklayan birinin
ellerinde güller varmış gibi görüyorsunuz sonra o güllerin dikenleri birer birer saplanırken size ama elinde gül vardı demekten öteye geçemiyorsunuz.
İnsanlara inanırsınız, bu arkadaşınız olabilir dostunuz olabilir sevgiliniz olabilir aileden biri olabilir eşiniz olabilir her kim olursa olsun önce inanırsınız sonra o inandığınız yolda sağlam adımlarla ilerlersiniz, sonra güven dediğimiz olay devreye girer öncesinde inanmanızla başlayan. Siz korkularınızı yenip çıktığınız bu yolda ilk virajda tökezler ve düşersiniz siz kendiliğinden düştüğünüzü sanarsınız ama siz düşmediniz, düşürüldünüz, siz bu tuzağı görmezden gelip çıktığınız bu yolda bir tuzak olmadığına inandırıldınız, zaten işin aslı burdan sonra başlıyor siz inandınız bende inandım ama yolun sonu bataklıktı benimde saplandığım bataklık aynı böyle bir başlangıçla başladı işte, inanmakla, herşey bitti ve yıkıldınız, yıkıldık tebrikler kendinizi göz göre göre kendi elinize aldığınız hançerle öldürdünüz. Sebebi kim demeyin sebebi sizsiniz sebebi benim.
İnanmak gözlerimizi kör eder, hayal dünyamızı devreye sokup geçici bir süreliğine bizi güvende hissettirebilir. İnanırsak kalbimizin esir oluruz beynimiz devreden çıkan akla mantığa yatmayan ne varsa görmezden geliriz. Aklımda o kadar çok soru işaretleriyle yaşıyorum ki, eminim sizlerinde hayata sormak istediğiniz çok fazla sorunuz var. Sorularım arasında sadece neden ben diye başlayan cümleler yer almıyor, adaletin terazisi eşittir çünkü herkes kendi taşıyabileceği yüke uygun şekilde sınanır.
İnsanlara inanırsınız, bu arkadaşınız olabilir dostunuz olabilir sevgiliniz olabilir aileden biri olabilir eşiniz olabilir her kim olursa olsun önce inanırsınız sonra o inandığınız yolda sağlam adımlarla ilerlersiniz, sonra güven dediğimiz olay devreye girer öncesinde inanmanızla başlayan. Siz korkularınızı yenip çıktığınız bu yolda ilk virajda tökezler ve düşersiniz siz kendiliğinden düştüğünüzü sanarsınız ama siz düşmediniz, düşürüldünüz, siz bu tuzağı görmezden gelip çıktığınız bu yolda bir tuzak olmadığına inandırıldınız, zaten işin aslı burdan sonra başlıyor siz inandınız bende inandım ama yolun sonu bataklıktı benimde saplandığım bataklık aynı böyle bir başlangıçla başladı işte, inanmakla, herşey bitti ve yıkıldınız, yıkıldık tebrikler kendinizi göz göre göre kendi elinize aldığınız hançerle öldürdünüz. Sebebi kim demeyin sebebi sizsiniz sebebi benim.
İnanmak gözlerimizi kör eder, hayal dünyamızı devreye sokup geçici bir süreliğine bizi güvende hissettirebilir. İnanırsak kalbimizin esir oluruz beynimiz devreden çıkan akla mantığa yatmayan ne varsa görmezden geliriz. Aklımda o kadar çok soru işaretleriyle yaşıyorum ki, eminim sizlerinde hayata sormak istediğiniz çok fazla sorunuz var. Sorularım arasında sadece neden ben diye başlayan cümleler yer almıyor, adaletin terazisi eşittir çünkü herkes kendi taşıyabileceği yüke uygun şekilde sınanır.
Ama şöyle bir durum var ilahi adalet.
Tabiri caizse ''etme
bulma dünyası''.
Kalır mı yanına ?
Kalacak mı sanıyorsun ?
Kalacak mı sanıyorsun ?
Kimin yanına kaldı ki
senin yanına kalacak değil mi ?
İster dosttan ister arkadaştan ister
sevgiliden ister yoldan geçen herhangi birinden gelen kötülük. Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz.
Ey insan oğlu yaşattığın hiç bir şeyi yaşamadan ölmeyeceksin.
İşte gönül rahatlığı veren asıl durum da bu. Biz ne kadar çektiysek Rabbim bizi o kadar huzura erdirecektir. Bize yaşattıklarını onlar yaşarken izleme fırsatı da verecektir yeter ki inancınız olsun.
Ey insan oğlu yaşattığın hiç bir şeyi yaşamadan ölmeyeceksin.
İşte gönül rahatlığı veren asıl durum da bu. Biz ne kadar çektiysek Rabbim bizi o kadar huzura erdirecektir. Bize yaşattıklarını onlar yaşarken izleme fırsatı da verecektir yeter ki inancınız olsun.
Zaman en iyi ilaçtır açılan
yaralara, bazı yaraların izi geçmez bilirsiniz ama ilk açıldığındaki kadar da acıtmaz canınızı, eskisi kadar da kötü görünmez öyle derin derin batmaz gözünüze.
Bu yaşadıklarımızda onun gibi zaman geçtikçe acısı azalacak, izi kalacak evet ama ilk gün ki gibi acıtamayacak. Bu nedenle kendi canınız yansın istemiyorsanız siz de kimsenin canını yakmayın mutlu olmaya bakın, hepimiz bize ayrılan sürenin sonuna gelindiğinde göçeceğiz bu fani dünyadan. Burası kalıcı değil burası geçici tek bir şansın var dünyada bunu iyi değerlendir kimseyi çıkarların uğruna kullanma. Bu geçici alemin sonsuz olan kısmını unutma. Her ne yapıyorsan iyi yada kötü bunu bilerek ölçerek tartarak yap.
Bu yaşadıklarımızda onun gibi zaman geçtikçe acısı azalacak, izi kalacak evet ama ilk gün ki gibi acıtamayacak. Bu nedenle kendi canınız yansın istemiyorsanız siz de kimsenin canını yakmayın mutlu olmaya bakın, hepimiz bize ayrılan sürenin sonuna gelindiğinde göçeceğiz bu fani dünyadan. Burası kalıcı değil burası geçici tek bir şansın var dünyada bunu iyi değerlendir kimseyi çıkarların uğruna kullanma. Bu geçici alemin sonsuz olan kısmını unutma. Her ne yapıyorsan iyi yada kötü bunu bilerek ölçerek tartarak yap.
Ön yargılarından kurtul önce.
Bu böyleyse böyledir vs. vs. bu yorumu yapman için önce karşındakini
tanı.
Birde DİP NOT düşeyim :
Ah alma.
Sonra o aldığın ahların bir bir altında kalırsın.
Ve unutma!
Açtığın her yaradan hesap sorar YARADAN.
Ve unutma!
Açtığın her yaradan hesap sorar YARADAN.
- Kork o mahkemeden çünkü hakim şahit.

Yorumlar
Yorum Gönder