İyilik.
Evvettt yine başlıyoruz , birikenleri dökmeye. Sürekli yeni tecrübeler ekleniyor hayatlarımıza gün ve gün. Son zamanlarda farkında olduğum bir durum var. İnsanlardaki sosyal medya etkisi. Bir çok kişi sosyal medyanın ulaşılabilirlik kolaylığından ordaki herseyi gerçek sanıyor ciddiye alıyor. Gerçeklikten uzaklaşarak sanal gerçekliğe yöneliyor. Uzun süre telefon başında gereksiz videolar izleyerek yada başkaları ne yapmış diye sürekli bakarak zaman öldürüyoruz. Gün geçip giderken biz parlayan ekranlara bağımlı gibi saatlerce aynı parmak darbesiyle videoları kaydıra kaydıra başka hayatlarda dolaşıp duruyoruz. Bazen insanlara ulaşmayı kolaylaştıran sanal gerçeklik çok yanıltıcı olabiliyor, aynı aktiviteyi devamlı tekrarlayarak anlık duygu değişimlerine maruz kalıyoruz hareketli bir müzik çalan videoda modumuz aniden yükselirken acıklı bir videoya geçince birden düşüyoruz, aşırı derecede hızlı yaşadığımız bu duygu değişimi gerçek hayatlarımıza yansıyor, durduk yere hiç bişey yokken modumuz düşebiliyor, bu mod değişikliğini anlamlandıramadığımızda beyin çeşitli travmaları hatırlatarak sanki geçmişteki durumlara üzüldüğümüz hissini vermeye başlıyor, aslında alakasız ,beyni sürekli telefonla kandırdığımız için gerçek hayattaki duygularda dengeyi kuramıyor. Konuya burdan girmemin bir sebebi vardı aslında asıl anlatmak istediğim konunun gerçek sebebini idrak ettirebilmek için durumun temel sebebine inmek istedim. Sevincide hüznüde sosyal medya sayesinde hızlıca tükettiğimiz için gerçek hayatlarımıza da bu durumu yansıtıyoruz. Biriyle tanışınca ona aniden aşık olduğumuzu sanıp birden sanki yıllardır konuşuyoruzmuşuz hissine kapılıp sonra en ufak bir durumda bu aşkın bittiğini düşünüyoruz, yada sosyal medyada çok fazla izlenen bir videodan bir durumu beynimize kazıyıp bu durumu karşımıza çıkan kişinin hayatında bir yerde bir şekilde bulup ,kendimize yakın hissedip bu durumla bağ kurmaya çalışıyoruz, örneğin beğendiğimiz bir ürüne sahipse yada hayalimizdeki bir eve veya arabaya sahipse, veya etkileyici bir diksiyona yada bir giyim tarzına , şık bir dış görünüşe havalı bir vücuda, yada popüler bir statüye yani sosyal medyada beğendiğimiz herhangi bir durumu karşıdaki kişide görürsek bununla kendimizi bağdaştırmaya kendi kafamızda birbirimizle yakıştırmaya çalışıyoruz. Sonra bu durum etkisini kaybedince hızlıca soğuyor başka bir arayışa geçiş yapıyoruz. Son zamanlarda beni aşırı derece hayal kırıklığına uğratan bu ve benzeri duruma bir kaç kez şahit olmak suretiyle olağanüstü şekilde sarsıldım. Çağımızın ilişkiler konusunda kadın olsun erkek olsun bu durum değişmiyor, sadakat duygusu insanlardan komple silinmiş, aynı anda 2 ,3 veya daha fazla kişiyle flörtleşmek sevgili olmak yada daha ötesini yaşamak ne zamandan beri doğal bir durummuş gibi oldu aklım almıyor. Bunu bir statü belirtisi olarak gören, bir kaç kişiyle aynı anda konuşunca popülerim iyiyim havalıyım vazgeçilmezim moduna giren mi dersin, tabi herşeye sahibim o yüzden seviliyorum beğeniliyorum diyen mi dersin... Bu durum ne zamandan beri bu doğru bir durum olarak kabullendirilip normalleştirildi anlam veremiyorum. Bunun asıl sebebi ilgi bağımlılığımı ? Ego tatminimi ? Güvensizlik korkusuyla bir kişiye sabit kalmayıp bağlanmama isteğimi ? Yada herkesin böyle yaptığını düşünüp kopyalamak mı ? Yoksa günübirlik yaşama isteğimii ? Bunun binbir türlü bahanesi olabilir ama hiçbiri kabul edilebilir bir durum değil. Sadakat zordur evet etrafta çok fazla etken faktör olduğunda yada alternatif seçenekler fazla olduğunda sadık kalmak kafayı birinde sabitlemek zorlaşır ama şunu bilmek ve kabul etmek gerekiyor ; ilişki konusunda mutluluk bir kişiyle olur, bir kaç kişiyle aynı anda olmaz. Sırf zaman dolu geçsin diye herhangi biriyle boş muhabbet döndürmek yada geleceğinde görmek istemediğin biriyle anı biriktirmek kadar yorucu yıpratıcı ve anlamsız bir durumun içinde olmak asla mantıklı olamaz. Bunu yapmayın lütfen bu çok boş ve ruh tüketen bir durum. Neden en güzel duygularınızı ,en güzel yaşlarınızı, sırf anlık mutluluklar için harcıyorsunuz ? Neden biriyle kalıcı mücadeleler vermek ,samimi duygular hissetmek yerine hemen kestirip atıp yeni bir seçeneğe yöneliyorsunuz ? Buna gerek var mı ? Değer mi ? Boşuna zaman kaybı , baş ağrısı, boşuna hayal kırıklıkları. Ne siz ne de karşınızdaki kişi bu hain durumu hak etmiyor. Birazcık karakterli olun. Biriyle yarınınız olsun istemiyorsanız onu hayatınızdan direk çıkarın ,sırf boşluğunuz dolsun diye anlık uğraşlara girmeyin. Hatayı kendinize de yapıyorsunuz farkında olmadan sürekli boşa oyalıyorsunuz kendinizi, sonrada yalan bahanelerle avunuyorsunuz, 'o zaten öyle biri ,o zaten bunlara alışık , o zaten bu şekilde yaşıyor' bunlar hep doğru olmayan bencilce savunma mekanızması.
Tamam herkesin inancı kendine, kimse kimsenin inancına karışamaz müdahale edemez ama bu büyük bir kul hakkı, ben kabullenemiyorum. Sadakatsizliğide ömrüm boyunca kabul etmeyeceğim insanların bu yönde düzelmeleri içinde elimden gelen mücadeleyi vereceğim. Lütfen kendinizi anlık mutlu etmek için yaşamaktan vazgeçin, evet sizi herkes beğenebilir, güzel veya yakışıklı bulabilir, sizde olan bişeyi beğenebilir, ama bunlar gelip geçici şeyler, sevmeyi sevilmeyi öğrenin, şu hayatı biraz gerçek dünyada gerçek duygularla yaşayın, ruhunuzu doğru bir sevgiyle besleyin, inancınızı kaybetmeyin gerçek aşk var masum sevgiler var. Nefis köreltmek için tamamen mantıksız hareketler sergilemek yerine , biraz ağırlık kazanın, edebinizi arttırın, ve temiz bir kalp sahibi olmak için mücadele verin. İnanın kimse güllük gülistanlık hayatlar yaşamıyor , herkesin var zorlu bir mücadelesi, bir çoğumuz bugünlere kolay yollardan gelmedi, nice zorluklarla karşılaştık, nice kötü insanlarla mücadele verdik, elbette geçmişte kötü ve kalpsiz insanlarla karşılaştık , kimse 4/4 lük bir geçmişe sahip değil. Ama biri kötü çıktı biriyle kötü tecrübeler yaşadınız diye aşka olan inancınızı kaybetmeye değmez. Dünyada doğru insanlarda var, doğru duygularla sevilen, doğru duygularla sevebilen. Yeterki inancınız olsun.
Tamam kabul ediyorum her hayatına girmek isteyen iyi biri çıkmıyor ve bu durum sizi kötü biri olmaya itiyor, ama siz karşınızdaki insanda kötülük veya samimiyetsizlik hissettiğiniz an o insanı hayatınızdan çıkartıp yeni birini denemek yerine, onuda hayatınızda tutuyorsunuz, o sırada yeni birinide hayatınıza alıyorsunuz sonra hayatınızda başkası varken aldığınız kişi iyi biri çıksa bile farkına varamayıp onu boşa harcıyorsunuz ve oda size iyi gelmesine rahmen ona kötülük yaptığınız için kötü birine dönüşüyor inancını kaybediyor. Yani her koşuldu bu yanlış davranışın sonucunda kısır döngüye giriyorsunuz buna gerek yok asla buna değmez. Yanlışı gördüğünüz an çıkın o yanlış yoldan bırakın herkes kendi yanlışının mücadelesini kendisi versin. Siz iyi olmaktan vazgeçmeyin ki kötülük yayılmasın. Ama kötü birinin hayatından çıkarken lütfen ona neden onun hayatınızdan çıktığınızı aleni bir şekilde açıklayın. Senin kötülüğünün sebebi bu ve senin kötülüğün beni kötü biri yapıyor, bunu istemiyorum, aslında seninde kötü olmanı istemiyorum keşke iyi biri olsan diyebilin. İyiliği yayın.
Eyvallah kabul ediyorum banada çok yanlış yaptılar, hiç haketmediğim onlarca kötü durumla karşılaştım, bazı zamanlar çok zorlu mücadeleler verdim, bazen gerçekten karakteri çok bozuk insanlar çıktı karşıma ama ben iyi olmaktan vazgeçmedim. Her zaman iyi olabilmenin mücadelesini verdim. Birini hayatımdan çıkartıyorsam bunun açıklamasını yaparak çıkarttım. Kötülük gördüysem kötülükle karşılık vermedim. Ne oluyorsa içimde yaşadım ama iyilikten vazgeçmedim. Ve hayatta ne olursa olsun sadece kendimi düşünerek hareket etmedim. Çünkü böyle doğru insan olunmaz, doğru insan bencilce bir duruş sergilemez.
Merhamet sahibi olmak benim için çok büyük bir erdem, kimsenin kimseyi üzmeye hakkı olduğunu düşünmüyorum. Dünya iyi bir yer olmayı hak ediyor. Bu durumu insanlar kötü davranışlarıyla ve bencillikleriyle bozuyor. Buna gerek yok. İnandığım yolda yürümeye devam ettiğim sürece her şey mümkün ben umudumu kaybetmedim. Sizde kaybetmeyin. Yeterki iyi bir insan olmayı bilin, bilemiyorsanız öğrenin. İyiliği öğrendikten sonrada başkalarına öğretin, sevgi paylaştıkça büyür, Sevgiyle kalın...
Yorumlar
Yorum Gönder