umut

                             
                                                 


         Yazmak istemiyorum aslında ama, artık dayanamıyorum ağızlarını zorla kapadığım sandıklardaki acıları gün yüzüne çıkartmadan, tıka basa doldukları halde kafamın içinde çürümelere sebep olan durumları saklayarak kendime eziyetle geçirdiğim her an üzerime toprak atmaktan başka hiç bir işe yaramıyor. 
                Bu kadar büyümeden önce kendime, herkesin çok iyi kalpli, zararsız, sevgi dolu olduğunu zannettiğim günlere geri dönüp bu kadar olumlu düşüncelerle insanlara karşı gardım inik kuçak dolusu sevgiyle sarılmayı , hiç bir konuda beklememeyi öğretirdim. Ve ailemin beni bu kadar hassas bir kalple büyütmelerine izin vermememek isterdim. 
                Bak yavrum hayatta bunlar bunlarda var insanlar kötü, zannettiğin kadar iyi düşüncelere sahip değiller, benciller, kalpleri sadece kan pompalamaya yarıyor, beyinleri sadece kendi mutlulukları için çalışıyor, seni üzmelerine kırmalarına izin verme hiç olmayacak insanlara içindeki güzellikleri heba etme, kalbini bir saniye düşünmeden paramparça edebilecek kadar kötü niyetli insanlara tüm masumiyetinle yaklaşma, eğer kendinden çok karşındakini düşünürsen seni olgunlaştıran yaşın değil yaşadıkların olur bunu bilerek ilerle, bu kadar temiz kalpli kalırsan göz yaşlarının sebebi hiç bir zaman mutluluk olmaz diyerek büyütselerdi eğer, belki 23 yaşında hayata bu kadar kalp kırıklığıyla devam etmezdim. Eğer insanların bu kadar kötülük dolu olduğunu bilseydim bu kadar güler yüzlü olmazdım ,kendimi bu kadar savunmasız bırakmazdım, karşımdakinin mutluluğu için kendi mutluluğumu heba etmezdim. Bu kadar acımasızlığa karşı hala bu kadar vefalı olmazdım.
             
 Bazı günler çok isyan ettim, bu kadarda olmaz be, bu kadarıda yapılmaz diyerek çok yakardım yaradana, hiç ummadığım anda hiç ummadığım insanların beni karşı karşıya bıraktığı durumlarla verdiğim her savaştan sağ çıktım ama sağ çıkmak için verdiğim mücadelede yaşama sevincimi parça parça feda etmek zorunda kaldım. Binlerce acı tecrübeye sahip oldum, dost dediklerimden, sevdiklerimden, ailemden dediklerimden, hiç tanımadan iyilik yaptığım insanlardan bile yüzlerce acı tecrübe edindim. 

Büyümek böyle mi oluyordu? 
Birileri gelip sizden aldıkça eksilerek mi? 
Kalbinizden verdikçe ruhunuzdan gittiğinin farkına varamayarak mı ?
           Yalanlarla kurulu insanların hayatlarında, ağızlarından çıkan hiç bir cümlede dürüstlük olmaz. Elde ettikleri her durumun altından binlerce yalan akmış yalanla gelen mutluluğun süresinin kısalığını ve ardından gelecek olan gerçeklerin acısını görmezden gelmiş.Gerçeklerle bir şeyler elde ettiğinde yaşayacağı mutluluğun kalıcı olacağını hiç anlayamamış. Bir şeyler elde etme hırsından, yalanlarıyla kendini ve etrafındakileri gözünü kırpmadan harcamış , ve bunca acımasızlıktan sonra gerçekle gelen hüzünlere mecburen mahkum olmuş.
            Peki o sahtelik dolu dünyalarını yaratırken harcadıkları hayatlara ne olacak ? 
Günümüz ailelerinde yetişmiş bireylerin hayattan istekleri birbirine çok benzerdir, güzel bir iş sahibi olmak güzel bir eş sahibi olmak güzel bir ev, araba, hayırlı bir evlat, huzurlu bir yaşantı. 
Peki bunlara ulaşmak için hiç önemsemeden harcadığınız masum insanların hayatları ne olacak? 
En önemlisi sizinle hayal kurmuş, sizinle hayat planları yapmış, yada size ömrünü adamış insanların hayatlarını 3 5 yalanla harcamak hangi akla mantığa ,hangi kalbe sığıyor?
Ne zaman bu kadar sağ duyusuz oldunuz? 
Ne zaman bu kadar kibir ve öfke doldu kalpleriniz? 
Kendi egomanyanızdan kör olup , diğerlerinin  hayatına kaf dağlarından bakma hakkını size kim verdi?
Küçükken aileniz sizi asla oyuncağını paylaşma sakın kalemini ona verme, onlarla oyun oynama, sakın yanlarında durma düştüyse sakın kaldırma hatta sende vur daha çok canı acısın diyerek mi büyüttü ?
Siz ne zaman bu kadar vicdansız bireyler haline geldiniz? 

  ⇜Kimse etmedi bir inanın bir insana ettiğini.⇝ 
         
Hayatta herşey olur, yanlış insanlar için uykusuz kaldığımız gecelerde olur, yanlış kişilere harcanmış hayallerde, boşuna kurulmuş sevda sözcükleri de olabilir, doğru olmadığını anlayamadığımız onlarca yalana da kanabiliriz, kalbimizde en büyük yere sahip olan kişi çürümüş bir ruh çıkabilir, en sevdiğim dostum dediğin kişi sana en büyük bıcağı saplamaya hazırlanan acımasız biri olabilir, ailemden dediğin kişi senin bitişini izlemek için keyifle bekleyebilir hiç tanımadığın biri sırf içindeki kötülükten dolayı ona hiç bir zararın olmadığı halde sana kötü planları yapabilir, hayatta her şey mümkün.


           ⇜Bilir misin, gönül derin küser, yarasına yara açana. ⇝

          Acıyla karşılaştıkça, karşılığını acı olarak vermeyin hiç bir kazancınız olmaz. Bir yalan duyduğunuzda buna müdahale edin doğrusunu bekleyin, doğruları söyleyin, hiç bir gerçek bir yalan kadar acıtmaz insanı, vicdan sahibi olun, empati kurun eğer sizin başınıza gelirse ne hissedersiniz neler yaşarsınız bunları düşünerek hareket edin. Güvende hissetmediğiniz hiç bir ortamda bulunmayın, beden sağlığı kadar ruh sağlığınızı da önemseyin ömür çok kısa bir hiç uğruna güzel ruhlarınızı ziyan etmeyin. 

          Hayallerinizi doğru insanlarla kurun, bunu hak eden, sadece kendi için değil sizin iyiliğiniz içinde mücadele eden, olmazları oldurabilecek kadar güçlü hissettiren kişilerle olun. Sizi bir kez üzen hiç kimseye ikinci kez gülüşlerinizi heba etmeyin. Kaba olmayın, tatlı dil ve sabır ile her zorluğun üstesinden gelinir. Olmaz demeyin, olur, düşmem dersin düşersin, şaşmam dersin şaşarsın, öldüm der genede yaşarsın.

                  Unutmayın her şeye rahmen, her zaman umut vardır... 

https://www.youtube.com/watch?v=vPFjhpanU48





Yorumlar

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İyilik.

Yaşa

Lost